200 gazetecinin arşivi Tuncay Özkan’ın dava dosyasına girdi
AVUKAT Ahmet Çörtoğlu, 16 aydır Silivri’de yatan gazeteci Tuncay Özkan’ın sorgusunun 25 Aralık’ta bittikten sonra, Halkalı’daki depoda bulunan sözde dijital verilerin çok kısa süre içinde (yaklaşık 1.5 yıl) tespit ve değerlendirme sonuçlarının mahkemedeki dosyasına konulmasına tepki gösteriyor.
Özkan’ın vekili Çörtoğlu şöyle diyor:
“Dosyaya giren ve 12 klasörden oluşan bir kısım dijital belge ve resimlerin, müvekkilim Tuncay Özkan ile hiçbir ilgi ve alakası yoktur. Bunların hiçbiri müvekkilimin şahsına ait değildir. Yargılamanın ilk gününden beri ısrarla söylediğimiz üzere söz konusu depo 200 gazeteci ve TV çalışanının yaklaşık 20 yıllık arşividir. Kanal Türk televizyonunun el değiştirmesinden sonra devire konu olmayan, çalışanlara ve kuruma ait eşyaların konulduğu yerdir.
Müvekkilimin yerini dahi bilmediği bu depoda bulunan tüm verilerin ona ait olduğunu iddia etmek sözde ihbarcının bile vicdanı ile bağdaşmamıştır ki bu depo için ‘Tuncay Özkan’a ve Kanaltürk’e ait evrakların bulunduğu depo’ ifadesini kullanmıştır. 1998-2000 yılları arası döneme ait, TV ve gazete haberciliği yaparken kullanılan o döneme ilişkin haber özelliği taşıyan, kime ait olduğu belli olmayan bu dijital veri çözümlerinin, ‘Yeşil’ kod adıyla bilinen şahsa ilişkin belgelerin, sanki müvekkil Tuncay Özkan’a ait yeni suç içerir belgelerin bulunduğu şeklinde bir kısım medyada sunulması; açıkça müvekkilim Tuncay Özkan’ın adil yargılanma hakkını engelleyici bir tutumdur. Amaç malumdur: Çamur at izi kalsın, Tuncay içeride suçsuz yere daha fazla yatsın.
Tek amacımız vardır; adil bir yargılanma sonucunda Tuncay Özkan’ın suçsuzluğunu ispat etmektir.”
Yalçın Bayer / Hürriyet Gazetesi / 21 Ocak 2010
|