1929 senesinde İstanbul’da doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan'ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı.
Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi, Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul’daki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından katledildi.
Abdi İPEKÇİ’nin 13 Temmuz 1978 tarihli köşe yazısından:
"Yaşamlarını bu rejim içinde sürdürmek isteyenler, rejimi terörizme karşı savunmakta birleşmelidirler. Terörizme karşı olan, olması gereken partiler, aralarında bir dayanışmanın, bir uzlaşmanın koşullarını daha fazla geciktirmeden oluşturmalıdır. Olağanüstü yönetim biçimlerine yönelmek, teröristlerin oyununa gelmek olacaktır. Toplum ve sorumlu kurumlar, buna meydan vermeden, demokrasiyi tatil ve tadil etme durumuna düşmeden bu işin içinden çıkmalı, çıkabilmelidir. bu çılgınlığa bir son vermek gerek."
Uğur Mumcu'nun Abdi İpekçi için söyledikleri
Gazetecilik habercilik demek, gazete yöneticiliği de haberleri en çabuk ve en doğru biçimde yansıtmak, bu bir sanat. Gazete yöneticiliğinin en hünerli adlarından biri Abdi İpekçi idi. Bu bakımdan Türk basınına büyük katkılarda bulundu.
3 Şubat 1979 tarihli ‘Cumhuriyet Gazetesi’nde Uğur Mumcu, suikast ile ilgili şu satırları yazmıştı; “O uygar gazeteci, o en yetkin gazete yöneticisi, kanlı kefenler içinde ilerici Türk basınının namusunu simgeliyor şimdi. Ey hükümet! Karınca ezmez hükümet! Uyan artık bu aymazlıktan, uyan artık! İstanbul’da kan kusan çetelerin hakkından gelemiyorsan onurunla çekil git. Senin iktidarında insanlar kurbanlık koyunlar gibi birer birer öldürülüyor ve istihbarat örgütlerin tek satır bile rapor veremiyorsa bu olaylardan sorumlu olan sensin! Ya çekil git ya da görevini yap! Ve ey okuyucular! Abdi İpekçi’yi hergün okuyan sevgili okuyucular onu, Türk basınının uygar yazarını, Türk basınının bu en yetkin yöneticisini son yolculuğunda yalnız bırakmayın. Gözyaşlarınızı gözyaşlarımızla birleştirin.”
Ve Fazıl Hüsnü Dağlarca…
ölüm istenmezdi ya
günler değişti pek
mutluluk oldu yatağında ölmek
işte abdi ipekçi'nin göğsünde kurşunlar
son soluğa kandan çiçek
biri var
yok edilmezse
yok edecek hepimizi
tek tek...
Abdi İPEKÇİ'yi rahmetle anıyoruz...
|